The_Maali
Canım öyle istedi…

Şu Linkedin denen salak siteye sırf peşpeşe gelen mailler dursun diye üye olmuştum. Tam tersine daha da arttı. Yok şunun yeni işi, yok bunun iş yıldönümü.. BANANE! Zaten merak etsem o kişinin kendisi bana söyler. Uzun zamandır görüyorum ki bu Linkedin’i ve iş hayatını gereğinden fazla ciddiye alan herkes yavaş yavaş belli kalıpların içine giriyor. Kendini çalışkan iş adamı/iş kadını olarak göstermeyi çok özel sanıyor herhalde bilmiyorum. Sosyal medyada dağınık bir çalışma masası fotoğrafı paylaşıp veya işinizden fotoğraf paylaşıp altına “Çalışıyoruz” gibi şeyler yazmayın ya. Harbi her gördüğümde sinir oluyorum… Öff…
Ne hayatınızı iş, ne de işinizi hayatınız yapın. 4 yıllık işletme eğitimi almış biri olarak “Profesyonel” iş hayatına gıcık bir insanım. Okul hayatımı çekilir kılan başta arkadaşlarım hemen sonrasında bana okulu çekilir kılan hocalarımdı. Bunu da ayrıca belirteyim. :)
İş hayatında ya da şimdiki salak tabiri ile “Business” hayatında anlatılan ve insanlara aşılanmak istenen profesyonellik insanları aptallaştıran, robotlaştıran hatta az biraz kişiliği bozuk bir şahıssa o kişide yalakalık ve benzeri davranışları doğuran bir kavram bana göre. Bırak istediğin gibi yaşa. İşini her şartta temiz düzgün yapıyosan gerisi zaten boş. Kasmayın.
Arkadaşlarımın hemen hemen hepsinin çalışma hayatları ile ilgili hayali, bir şirkete gireyim, bir süre çalıştıktan sonra yavaştan yükseleyim, yönetici veya müdür gibi bişey olayım, işte ne bileyim bir telefonum bilgisayarım falan olsun oradan oh şu işi de bağladım, şuna şöyle çaktım, buradan toplantıya geçiyorum, “hmmhmm tamam okay tamam” gibi konuşayım, sabit yüksek bir gelirim ve tatil günlerim belli olsun başka bir şeye gerek yok. He tabi olmazsa olmaz takım elbise veya resmi kıyafetler giyip bir halt oldum sanayım. İnsanlar konumumdan ve görünümümden dolayı bana saygı göstersin ki egom azıcık okşansın.
Ya eleman 4 gün İtalya’ya gidiyor tek bir yerini görmeden dönüyor mal. “E ne yaptın?” orada dediğinde “Toplantı vardı abi çok yoğunduk” diyor. Ya bi si… Neyse… Kaç defa bana oldu, mail yollanmış bana gece 11’de, Pazar öğlen 2’de. Bi yürüyün gidin ya! 
Dedim ya ne işiniz hayatınız, ne de hayatınız işiniz olsun, sizi hayata bağlayan mümkünse insanları etkileyen bir ilgi alanınız olsun. Hele ki sevdiğiniz şey işiniz olmuşsa dünyanın en mutlu insanı sizsiniz zaten. Baştan söyleyeyim beyler için tuttuğunuz takım veya halısahada yaptığınız maç, hanımlar için de yaptığınız alışveriş veya astroloji saçmalıkları ilgi alanından sayılmıyor. Bunlar kimsenin umrunda bile olmaz onu söyleyeyim de :) İnsanlara ilgi alanlarınızdan bahsettiğinizde azıcık şaşırsınlar. Boş yaşamayın. Gaza gelmeyin. Kendinizi tanıyın. Beni tanıyanların bir türlü akıllarının almadığı veya inatla anlamak istemedikleri bir özellik mesela. Gaza gelmiyorum ama hala gaza getirici laflar söylemeye çalışıyorlar. Yemiyorum hacı uğraşmayın. Gaza gelmiyorum diye sinir olan arkadaşım vardı ya daha ötesi mi var? :) Kişiliğinizden ödün vermeyin. Aile, arkadaş, iş veya sosyal çevrenizde size yaptığınız veya söyledikleriniz konusunda “Neden böyle yaptın/söyledin?” dendiğinde “Canım öyle istedi.” diyebilin ki hayatta bir farkınız olsun. Sırf saygı göstermiş olmak için saygılı davranmayın. İnsanlara palyaço gibi sahte gülümsemelerle yaklaşmayın. Sahte samimiyetsiz saçma laflar etmeyin. Gereksiz yere karşınızdakini yüceltmeyin. Bunlar salak kişilik bilmemneleri eğitimlerinde anlatılan saçmalıklar. Ben bu felsefe ile yaşadığım için çoğunlukla insanlar bana “sen çok farklısın” gibi yorumlar yapıyor. Halbuki farklı değilim yaptığım şeyi içimden öyle geldiği için yapıyorum. 
He bu kadar yazdım “E sen ne yapıyosun düdük?” diyebilirsiniz. Haklısınız. Beni hayata bağlayan çeşitli ilgi alanlarım var en en en başta müzik gibi ardından çizim yapmak gibi. Şu anda yaptığım iş çizim ile ilgili ama tam işime yarayacak tarzda değil. Ama çalışmadan da olmuyor dimi? :) O yüzden kendimi hep sevdiğim tarz konusunda geliştiriyorum. Müzikte de şimdilik sadece tek başıma çalmama rağmen, önümde hiçbir rekabet olmamasına rağmen olabileceğimin en iyisi olmaya çalışıp sürekli sınırlarımı zorluyorum. Çünkü bunlar beni iş hayatından daha fazla hayata bağlıyor. Para amaç değil araç olsun hayatınızda. İhtiyacınızdan fazlasını kazanıp ne yapacaksınız? Kişilik gelişim kitapları okuyup onlarla ilgili eğitimler almayın. Karşınıza benim gibi biri çıkınca hiçbir halta yaramaz onlar. Neyse… 
Normalde çok yazı yazan biri değilim. Ama Linkedin sayfama bakınca ve durumun vahametini görünce tutamadım kendimi. Bu konuda ilk ve son kez bir şeyler yazıyorum. Arkadaşlarımın iş hayatları ile ilgili söylediklerim konusunda da sert ve alaycı bir dil kullanmış olabilirim. Onu düzeltmeye de niyetim yok beni tanıyan zaten kötü niyetle bir şey söylemediğimi ve konuşma tarzımın böyle olduğunu biliyor :) O nedenle herkesin samimiyetine güveniyorum. Söylediklerimden alınanınız olup neden böyle yazdın diyeniniz olursa da, canım öyle istedi…

Çünkü normal kuru kafa çizmek çok sıradan bir şeydi… 💀

Çünkü normal kuru kafa çizmek çok sıradan bir şeydi… 💀

🐍

🐍

2010 sonisphere festivale gidememenin acısı anca anca gecerken bu afişle karşılaşmak… 👊💀👊

2010 sonisphere festivale gidememenin acısı anca anca gecerken bu afişle karşılaşmak… 👊💀👊

@derinbiricik kuzen sence tekrar baslasam mi cizmeye? Ne diyosun? :)

@derinbiricik kuzen sence tekrar baslasam mi cizmeye? Ne diyosun? :)

😁 Alien Queen

😁 Alien Queen

Ya da boyle havali bi Alien Queen @heroselect 😁

Ya da boyle havali bi Alien Queen @heroselect 😁

2 kelime ile hayat felsefem

2 kelime ile hayat felsefem

Yerli yapım çakma sünger bob benden “Peynir Bob”

Yerli yapım çakma sünger bob benden “Peynir Bob”

Oyle yani…